italya’da giorgia meloni yönetiminin eşcinsel evlilikleri yeni bir yasayla tamamen yasakladığı iddiası, mevcut hukuki durumu eksik anlatıyor. ülkede eşcinsel evlilik zaten yasal değildi; eşcinsel çiftler 2016’dan beri evlilik yerine medeni birliktelik kurabiliyor.
meloni dönemindeki asıl değişiklik, taşıyıcı annelik yasağının sertleştirilmesi oldu. italya’da 2004’ten beri yasak olan taşıyıcı annelik, ekim 2024’te kabul edilen düzenlemeyle, italyan vatandaşlarının uygulamanın yasal olduğu başka ülkelerde bu yöntemle çocuk sahibi olmasını da cezalandıracak şekilde genişletildi. düzenleme bütün çiftleri kapsasa da çocuk sahibi olmak için taşıyıcı anneliğe başvuran erkek eşcinsel çiftleri özellikle etkiledi.
hükümet ayrıca aynı cinsiyetten çiftlerin çocuklarının doğum belgelerine biyolojik olmayan ebeveynin doğrudan kaydedilmesini sınırlamaya çalıştı. ancak “eşcinsel çiftlerin yasal ebeveyn olması tamamen yasaklandı” demek de doğru değil. italya anayasa mahkemesi mayıs 2025’te yurt dışında tüp bebek yöntemiyle çocuk sahibi olan iki kadının da yasal anne olarak kaydedilebileceğine karar verdi; temmuz 2025’te biyolojik olmayan anneye ebeveyn izni hakkı da tanındı.
özetle italya’da eşcinsel evlilik hâlâ tanınmıyor, ortak evlat edinme ve üreme yöntemleri konusunda ciddi sınırlamalar bulunuyor. meloni yönetimi bu alanı daha da daraltan politikalar izliyor; fakat eşcinsel çiftlerin bütün ebeveynlik haklarının tek bir yasayla tamamen ortadan kaldırıldığı söylenemez. mesele, evlilik yasağından çok taşıyıcı annelik, doğum belgesi ve biyolojik olmayan ebeveynin hukuki statüsü etrafında şekilleniyor.
izmir buca’da uygulandığı iddia edilen emlak dolandırıcılığı yöntemlerinden biri. piyasaya göre uygun fiyatlı bir ev ilanı veriliyor, alıcı ofise ya da buluşma yerine çağrılıyor. alıcı ilgilenince bu kez “ev az önce satıldı”, “evde hukuki sorun çıktı” ya da “ev sahibi satıştan vazgeçti” denilerek ilandaki ev ortadan kaldırılıyor.
ardından alıcıya biraz daha pahalı başka bir ev gösteriliyor. kişinin bütçesinin yetmediği noktada ek kredi kullanması, borçlanması ya da hızlı karar vermesi için baskı kuruluyor. “başkası da almak üzere”, “bugün kapora verirseniz evi tutarız” gibi cümlelerle kapora alındıktan sonra telefonlara cevap verilmediği veya satışın çeşitli bahanelerle gerçekleşmediği öne sürülüyor.
bu yöntemin temelinde yem ilan mantığı var. amaç ilandaki evi satmak değil, uygun fiyatla insanı çekip başka bir taşınmaza yönlendirmek ve kapora almak. bu nedenle tapu kaydı görülmeden, taşınmaz sahibiyle bağlantı kurulmadan, emlak yetki belgesi ve yazılı sözleşme kontrol edilmeden ödeme yapılmamalı.
kısacası izmir buca’da sahte satılık ev ilanıyla kapora dolandırıcılığı; ucuz ilanla müşteri çekme, evi bahanelerle ortadan kaldırma, daha pahalı eve yönlendirme ve acele kapora alma üzerine kurulan bir yöntemdir. ev arayan kişinin en çok dikkat etmesi gereken cümle de genellikle şudur: “hemen kapora vermezseniz başkası alacak.”
cemre baysel, 5 şubat 1999 tarihinde izmir’de doğan türk dizi ve sinema oyuncusudur. 2026 itibarıyla 27 yaşındadır. Buca Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’nin resim bölümünden mezun olmuş, daha sonra Ege Üniversitesi’nde resim öğretmenliği eğitimi almıştır.
oyunculuk kariyerine 2014 yılında Yeşil Deniz dizisinde canlandırdığı Gonca Makasçı karakteriyle başladı. Ardından İsimsizler ve Payitaht Abdülhamid dizilerinde rol aldı. 2018-2019 yılları arasında Elimi Bırakma dizisindeki Melis Çelen karakteriyle daha geniş bir izleyici kitlesi tarafından tanındı.
2020 yılında Ramo ve Sol Yanım dizilerinde yer alan Baysel, asıl çıkışını 2021’de yayımlanan Baht Oyunu dizisindeki Ada Tözün karakteriyle yaptı. Aynı yıl Altın Kelebek Ödülleri’nde “Yıldızı Parlayanlar” ödülüne layık görüldü. Daha sonra Senden Daha Güzel, Sakla Beni, Leyla: Hayat… Aşk… Adalet ve Güller ve Günahlar gibi televizyon yapımlarında başrol üstlendi.
sinema kariyerinde ise 2024 yılında gösterime giren Aşk Filmi’nde İlhan Şen ile başrolü paylaştı. Televizyon kariyerinde özellikle romantik komedi ve dram türündeki karakterleriyle öne çıkan Cemre Baysel, doğal oyunculuk tarzı ve sosyal medyadaki geniş takipçi kitlesiyle yeni kuşak Türk oyuncular arasında tanınan isimlerden biri haline gelmiştir.
edi ile büdü, özgün adları Ernie ve Bert olan, Amerikan çocuk programı Sesame Street’in kukla karakterleridir. Sesame Street, 10 Kasım 1969 tarihinde ABD’de yayın hayatına başladı; Edi ile Büdü de programın ilk döneminden itibaren yer alan temel karakterler arasında bulundu. Karakterler Jim Henson’ın tasarımından hareketle Don Sahlin tarafından hazırlandı; Ernie’yi uzun yıllar Jim Henson, Bert’ü ise Frank Oz canlandırdı.
Karakterler Türkiye’de, Sesame Street’in yerli uyarlaması olan Susam Sokağı’nın 1989 yılında TRT’de yayınlanmaya başlamasıyla Edi ve Büdü adlarıyla tanındı. Program 1989-1991 yılları arasında iki sezon ve yaklaşık 250 bölüm olarak hazırlandı. Edi’yi farklı dönemlerde Altan Erkekli ile Engin Alkan, Büdü’yü ise Köksal Engür ile Atilla Şendil seslendirdi.
Edi; hareketli, şakacı, hayalperest ve dağınık, Büdü ise ciddi, düzenli, sabırlı ve zaman zaman huysuz bir karakterdir. Birbirine zıt kişilikleri üzerinden arkadaşlık, paylaşma, iletişim ve farklı insanlarla birlikte yaşama gibi konular anlatılır.
“Edi ile Büdü” sözü zamanla günlük Türkçeye de yerleşmiş; sürekli birlikte dolaşan, birbirinden ayrılmayan veya görünüşleriyle komik bir ikili oluşturan kişiler için kullanılan bir benzetmeye dönüşmüştür. 1969’da başlayan karakterlerin Türkiye’deki asıl kültürel etkisi ise 1989-1991 yıllarında yayımlanan Susam Sokağı döneminde oluşmuştur.
ela rümeysa cebeci hakkındaki adli süreç, aralık 2025’te istanbul cumhuriyet başsavcılığının yürüttüğü uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıyla başladı. İlk ifadesinin ardından serbest bırakılan Cebeci, Adli Tıp Kurumu incelemesinde saç örneklerinde esrar, sentetik uyuşturucu, kokain ve metabolitleri bulunduğunun bildirilmesi üzerine yeniden ifadeye çağrıldı. Kan örneğinde ise uyuşturucu madde bulgusuna rastlanmadığı aktarıldı.
Cebeci, 17 Aralık 2025’te “uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma” suçlamasıyla tutuklandı. Ek ifadesinde geçmişte uyuşturucu kullandığını kabul ettiği, ancak kokain ve kimyasal madde kullanmadığını savunduğu basına yansıdı. 24 Nisan 2026’da tutukluluğu sona erdirilerek ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi.
Temmuz 2026’da hazırlanan ayrı iddianamede ise suçlamanın niteliği ağırlaştırıldı. Savcılık, Ela Rümeysa Cebeci ile Sadettin Saran’ın aralarındaki bazı mesajlaşmalar ve dosyadaki diğer deliller üzerinden “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan 10 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasını istedi. İddianame değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.
Buradaki hukuki ayrım önemlidir: gözaltı, tutuklama, adli kontrol ve savcılığın ceza istemi, kişinin suçunun kesinleştiği anlamına gelmez. Ela Rümeysa Cebeci hakkında kamuoyuna yansıyan suçlamaların kabul edilip edilmeyeceğine, deliller ve savunmalar değerlendirildikten sonra mahkeme karar verecektir. Bu aşamada kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunduğu söylenemez.