#1
6 şubat 2023 depremlerinin ardından Babala TV’nin sosyal medya hesabından, Kahramanmaraş’taki bir barajın patladığı ve Hatay’daki Yarseli Barajı’nın çatladığı yönünde paylaşımlar yapıldı. İddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşılınca gönderiler silindi ancak bölgede korku ve paniğe yol açtığı, bazı insanların enkaz alanlarından uzaklaştığı ve arama kurtarma çalışmalarının aksadığı öne sürüldü.
Oğuzhan Uğur, paylaşımların deprem sırasında kurulan kalabalık teyit ekibi tarafından yönetilen hesaptan yapıldığını, kendisinin gönderilerin paylaşılması ve silinmesi hakkında bilgisi bulunmadığını savundu. Hesaba erişimi olan çok sayıda kişi bulunduğunu, gönderiyi kimin yayımladığını yaptıkları incelemeye rağmen belirleyemediklerini söyledi.
Uğur ve iki ekip çalışanı hakkında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla 4 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesi, yaklaşık iki buçuk yıl süren yargılama sonunda 5 mayıs 2026 tarihinde üç sanığın beraatine karar verdi.
Beraat kararı olayın hiç yaşanmadığı anlamına gelmiyor; yanlış baraj paylaşımının yapıldığı tartışmasız. Mahkemenin kararı, sanıklara isnat edilen suçun ceza verilmesine yetecek şekilde kanıtlanmadığı anlamına geliyor. Şikayetçi taraf kararı istinafa taşıdığı için dosya 17 temmuz 2026 itibarıyla kesin olarak kapanmış değil.
Olayın özeti şu: Deprem gibi her yanlış bilginin insan hayatını etkileyebileceği bir anda, milyonlarca kişiye ulaşan bir hesaptan teyitsiz baraj bilgisi paylaşıldı. Bunun sorumluluğu “tweeti kimin attığı bulunamadı” denilerek tamamen yok olmaz; fakat hukuken suçlu demek için de kesinleşmiş mahkeme kararı gerekir.