türkiye şartlarında okunmalı mı emin değilim.
le corbusier olmak zor bu devirde.
yine de enseyi karartmıyoruz bence bu gün olmasa bile bir gün ülkemizde okumak güzel bir şey olacak
dışarıdan bakınca sanat eseri binalar tasarlayacağını sanarak okunan, ama mezun olunca hayatın belediye yönetmelikleri, ucuza kaçan müteahhitler ve "şuraya bir oda daha sığmaz mı" diyen müşteriler arasında geçtiği meslek. öğrencilikte sabahlanan uykusuz jüri geceleri, iş hayatında yerini bitmeyen şantiye krizlerine bırakır. yine de kağıt üzerinde çizdiğin basit bir çizginin yıllar sonra sokakta yürürken içine girilebilen, yaşanan bir mekana dönüştüğünü görmenin garip bir tatmini vardır. o an çekilen tüm o çileye değdiğini hissedersin.