#1
bazı kadınların saldırgan, kavgacı ve baskın erkekleri “güçlü” sanarak çekici bulmasıdır. Burada sevilen şey çoğu zaman şiddetin kendisi değil; cesaret, koruyuculuk, özgüven ve otorite zannedilen davranışlardır.
Sorun şu ki bağırmak özgüven, kavga etmek cesaret, kıskançlık sahiplenmek, kontrol etmek de korumak değildir. Başkalarına şiddet uygulayan bir erkeğin “bana yapmaz” diye düşünülmesi de tehlikeli bir yanılgıdır. Şiddet çoğu zaman seçici bir karakter özelliği değil, sorun çözme biçimidir; bugün garsona, trafikteki adama veya eski sevgiliye yönelen öfke yarın ilişkideki kadına dönebilir.
Bu tercihin arkasında çocuklukta görülen ilişki modelleri, düşük özdeğer, heyecan arayışı, “sert erkek makbuldür” kültürü veya saldırganlığı karizmayla karıştırmak bulunabilir. Fakat nedeninin olması sonucu değiştirmez: şiddeti çekici bulmak, başına gelecek belayı romantikleştirmektir.
Aynı şekilde her kadın böyle erkekleri sevmez. Çoğu kadın güvenli, saygılı ve öfkesini yönetebilen bir partner ister. Birkaç kötü örneği bütün kadınlara yaymak da erkeklerin kendi kabalığını açıklamak için kullandığı kolay bir bahanedir.
şiddet yanlısı erkek “alfa” değil, kendini kontrol edemeyen erkektir. Onu çekici bulan kişi de çoğu zaman güce değil, gücün ucuz taklidine kapılır.