#1
sultan özcan, konya’da her gün giydiği kırmızı kıyafetleri ve yaptığı kırmızı makyajıyla tanınan, kent hafızasında “kırmızılı kadın” adıyla yer eden kişidir. doğum tarihi ve yaşı kamuoyuna yansıyan bilgilerde net olarak belirtilmemiştir.
15 yaşındayken çocukluk aşkı olan öğretmeniyle evlendi. ancak evliliği zamanla ağır bir hayat hikâyesine dönüştü. eşinden şiddet gördüğü, çocuk sahibi olamadığı gerekçesiyle de 1995 yılında terk edildiği aktarıldı. bunun ardından memleketi aksaray’a dönerek annesinin yanında yaşamaya başladı ve psikolojik tedavi gördü.
annesinin ölümünden sonra konya’ya, ağabeyinin yanına taşındı. yaşadığı travmaların ve psikolojik sorunların devam etmesi üzerine 2006 yılında “duygu durum bozukluğu” tanısı aldı ve yüzde 80 engelli raporu verildi. ağabeyinin evinin yanına yaptırılan tek odalı evde yaşamını sürdürdü.
sultan özcan’ı konya’da tanınır hale getiren şey, sabahları tamamen kırmızı kıyafetler giyip kırmızı makyaj yaparak kent merkezine inmesi ve saatlerce sokaklarda dolaşmasıydı. yıllar içinde konya halkının aşina olduğu, uzaktan görüldüğünde hemen tanınan bir şehir figürüne dönüştü. kimi insanlar onu merakla izledi, kimi fotoğrafını çekti, kimi de hikâyesini bilmeden yalnızca görünüşü üzerinden konuştu.
oysa kırmızılı kadın görüntüsünün arkasında çocuk yaşta yapılan bir evlilik, şiddet, terk edilme, çocuksuzluk üzerinden aşağılanma, annesini kaybetme ve uzun yıllar süren psikolojik mücadele vardı. kırmızı kıyafetleri zamanla onun için yalnızca bir tercih değil, kendisini görünür kılma ve hayata tutunma biçimi haline geldi.
sultan özcan’ın hayatını kaybetmesiyle konya, yıllardır sokaklarında gördüğü en tanınmış yerel simalarından birini kaybetti. geride ise “kırmızılı kadın” diye geçip gidilen ama hayatı ciddi travmalarla şekillenmiş bir kadının hüzünlü hikâyesi kaldı.