#1
Ahbap Derneği soruşturmasında Haluk Levent’in asistanı Yeliz Kaya’nın savcılıkta verdiği ifadeyle ortaya çıkan para, çek ve taşınmaz trafiğidir.
Yeliz Kaya, banka hesaplarını Haluk Levent’in talimatıyla kullandığını, Ahbap’la doğrudan bir bağlantısı bulunmamasına rağmen hesabı üzerinden para transferleri yapıldığını söyledi. Berkant Acil’e gönderilen paraların da Levent’in yönlendirmesiyle aktarıldığını belirtti.
Kaya’nın ifadesindeki en ağır bölüm çekler ve taşınmazlarla ilgiliydi. Kendi adına düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaları Haluk Levent’in attığını, bazı taşınmazların Levent’in borçlu olduğu Esin Önder Çağlayan’a ve tanımadığı başka kişilere devredildiğini söyledi. “Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı. Beni kullanmış oldu” diyerek yaşananları anlattı.
Kaya ayrıca Haluk Levent yüzünden bankalara borçlandığını, kredi kartlarının tükendiğini ve sonunda soruşturmanın ortasında kaldığını belirterek “Kendi borçlarından dolayı beni yaktı” dedi.
Soruşturma kapsamında Haluk Levent, Abdülcevat Özkan, Ali Barış Kaya, Ece Güner, Emrah Gödeniler, Erhan Dökmeci, Gonca Akdemir, Halil Bostancı, İlker Çetin, Kemal Öztünç, Mehmet Ulu, Müge Sözen Küçük, Nurdan Eriş, Recep Sancak, Sevda Kurt, Şehmus Baştuğ, Yeliz Kaya, Yusuf Can Ertit ve Zafer Yay tutuklama talebiyle hâkimliğe sevk edildi.
Buse Vurucu, Esin Önder Çağlayan, Gülşen Öztürk, Merve Yılman, Tuğba Serbest ve Yasin Meydaneri için ise adli kontrol talep edildi.
Ortaya çıkan tablo, yardım derneği adı altında yürüyen düzenli ve şeffaf bir mali yapıdan çok, çalışanların banka hesaplarının kasa, kredi kartlarının finansman aracı, taşınmazların ise borç kapatma yöntemi gibi kullanıldığı karmakarışık bir para düzenine benziyor.
Milyonlarca liranın sözlü talimatlarla çalışan hesaplarında dolaştığı, çeklere başkasının adına imza atıldığı ve malların çalışanların üzerine geçirildiği bir yapıya “muhasebe hatası” denmez. Bunun adı kurumsuzluk, kontrolsüzlük ve çalışanları ateşe atmaktır.