#1
evliliği ortak hayat kurmak değil, peşin ödeme almak gibi gören kızdır.
düğün öncesi onlarca bilezik, set, tam altın, ev, araba ve yüksek bütçe şartı koyuyorsa bunun adı gelenek değil, açıkça maddi pazarlıktır. karşı tarafın gücünü aşan talepleri “beni seviyorsan yaparsın” diye dayatmak da sevgi değil, duygusal baskıdır.
elbette kimse boş elle evlenmek zorunda değil. herkes güvence ister, herkes düzgün bir başlangıç bekler. ama evlilik şartları insanı borca, krediye ve yıllarca ödenecek faize sokuyorsa ortada yuva kurma niyetinden çok gösteriş ve çıkar hesabı vardır.
en komik tarafı da şudur: adam düğünde ezilir, borç içinde evliliğe başlar, sonra da “niye huzursuzuz” diye sorulur. daha ilk günden ilişkiyi borç senedine çevirmişsin; huzur çıkmasını beklemek saflıktır.
yüklü altın isteyen kız, çoğu zaman eş değil finansman arıyordur. adamın akıllısı da aşk diye kendini yıllarca borca bağlamaz.