aşk — isim (< Ar. ʿaşk)
1. Bir kimseye ya da şeye duyulan yoğun sevgi, tutku; karşılıklı olsun ya da olmasın, sevgilinin yokluğunda özlem, varlığında coşku olarak tezahür eden duygu durumu.
2. (edebiyat) Özne ile nesne arasındaki mesafeyi anlamlı kılan, bazen kavuşmayla değil kavuşamamayla beslenen; Leyla ile Mecnun'dan beri şiirin baş malzemesi.
3. (argo) Mantığın izin vermediği yerlere giden gönül trafiği; "delikanlıyım" diyenin bile haritadan çıktığı bölge.
4. (felsefe) Kişinin kendi eksikliğini bir başkasında tamamlama arzusu; Platon'a göre güzele, divane şaire göre Cemal'e götüren merdiven.
deyimleşmiş: aşk olsun, aşkına, canım aşkım, aşkımız mektuplaştı.
Bir insana karşı duyulan yoğun çekim, yakınlık ve bağlanma halidir. Beyinde dopamin, oksitosin ve noradrenalin gibi kimyasalların etkisiyle heyecan, özlem, mutluluk ve kaybetme korkusu aynı anda yaşanabilir.
Aşkın ilk döneminde insan karşısındakini olduğu gibi görmekten çok, kafasında büyüttüğü haliyle sever. Bu nedenle aşk ile takıntı, kıskançlık veya yalnız kalma korkusu sık sık birbirine karıştırılır. Birini kontrol etmek, sürekli üzmek ya da kendinden vazgeçmesini istemek aşk değildir.
Aşk ilişkiyi başlatabilir ancak tek başına sürdüremez. İlk heyecan azaldığında geriye saygı, güven, uyum ve emek kalıyorsa sevgiye dönüşür. Bunlar yoksa aşk denilen şey çoğu zaman geçici bir kimyasal sarhoşluk olarak biter.