#1
30 haziran 2026 gecesi İstanbul Başakşehir'de evinin önünde babasını bekleyen 23 yaşındaki Zahide Diyar Demirbaş'a, Barış A. yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan Demirbaş, geçirdiği çok sayıda ameliyatın ardından felç kaldı.
Ailenin açıklamasına göre sürücünün 1,83 promil alkollü olduğu belirlendi. Araçta uyuşturucu hap ve toz madde bulunduğu öne sürülürken, sürücünün uyuşturucu etkisinde olduğu iddiası henüz kesinleşmiş adli bir bulgu olarak açıklanmadı. Şüphelinin ilk aşamada serbest bırakıldığı, ailenin itirazı sonrasında tutuklandığı belirtildi.
Demirbaş'ın ailesi, aracın olay yeri incelemesi tamamlanmadan kaldırıldığını, araçta bulunan beş kişiden ikisinin ifadesinin alınmadığını ve soruşturmanın eksik yürütüldüğünü savunarak adalet çağrısında bulundu.
Anne Mahide Demirbaş'ın “Evladım gözümün önünde eriyor, bana ne zaman yürüyeceğini soruyor” sözleri olayın en ağır tarafını ortaya koydu. Bir insanın evinin önünde dururken, alkollü ve kontrolsüz araç kullandığı iddia edilen bir sürücü yüzünden hayatının geri kalanını felçli geçirme ihtimaliyle karşı karşıya kalması, bunun basitçe “trafik kazası” diye geçiştirilemeyeceğini gösteriyor. Bu tür olaylarda mesele yalnızca ceza vermek değil, alkol ve uyuşturucu etkisinde araç kullanımına karşı gerçek anlamda caydırıcı bir sistem kurabilmektir.