#1
Siirt’in Baykan ilçesinde yaşayan 30 yaşındaki dört çocuk annesi Mekiye Akyel’in, boşanmasının hemen ardından ortadan kaybolmasıyla başlayan ve cinayet şüphesiyle sürdürülen soruşturmadır. Akyel’den Ekim 2024’ten beri haber alınamıyor ve cansız bedenine de henüz ulaşılamadı.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre Mekiye Akyel’in eski eşi İsa Güç tarafından Batman’dan alınarak Siirt’in Veysel Karani beldesine götürüldüğü değerlendirildi. HTS incelemesinde Mekiye Akyel ile eski eşi İsa Güç ve eski kayınbiraderi Hüseyin Güç’ün telefonlarının aynı bölgede sinyal verdiği, ardından Akyel’in telefon sinyalinin kesildiği aktarıldı. Daha sonra eski kayınpeder İhsan Güç’ün telefonunun da aynı bölgede sinyal verdiği belirtildi.
Soruşturma kapsamında eski eş İsa Güç, eski kayınbirader Hüseyin Güç ve eski kayınpeder İhsan Güç, 23 Şubat 2026 tarihinde “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama, mahkemenin dosyada kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni gördüğü anlamına gelir; üç kişinin kesin olarak suçlu bulunduğu anlamına gelmez. Suçluluk ancak yargılama sonunda kesinleşebilir.
Olayın yeniden gündeme gelmesine neden olan “Kardeşimi kavurma yaptılar” sözü, Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilğir’e ait. Pilğir, kardeşinin kaybolduğu gece eski eşinin ailesine ait tandırın sabaha kadar yandığını, tandırın neden yakıldığını soranlara “Kavurma yapıyoruz” yanıtının verildiğini bir tanığın anlattığını söyledi. Bu anlatımdan hareketle kardeşinin tandırda yakılarak öldürüldüğünü düşündüğünü açıkladı.
Buradaki en önemli ayrım şu: Tandırın sabaha kadar yakıldığı bir tanık iddiasıdır; Mekiye Akyel’in tandırda yakıldığını kanıtlayan, kamuoyuna açıklanmış kesin bir adli tıp raporu veya savcılık tespiti bulunmuyor. “Kardeşimi kavurma yaptılar” cümlesi de bir itiraf ya da mahkeme kararı değil, kardeşinin cansız bedenini arayan bir ablanın mevcut şüphelerden çıkardığı ağır sonuçtur. Haber başlıklarının bu sözü kanıtlanmış cinayet yöntemi gibi sunması doğru değildir.
Halime Pilğir ayrıca Mekiye’nin evliliği boyunca şiddet gördüğünü, kolunun çatladığını, kadın sığınma evine yerleştirildiğini ve “Seni diri diri yakacağız” sözleriyle tehdit edildiğini öne sürdü. Aynı köyde dört kadının daha yakılarak öldürüldüğü yönündeki açıklaması da ciddi bir iddia olmakla birlikte, bu haliyle doğrulanmış dört cinayet kararı olarak kabul edilemez. Her olayın dosyası ve adli bulguları ayrı incelenmek zorunda.
Dosyanın kan donduran tarafı yalnızca “kavurma” sözü değil. Şiddet gördüğü ve ölümle tehdit edildiği anlatılan bir kadının boşanmasının hemen ardından kaybolması, telefonunun son sinyalinin eski eşinin bulunduğu bölgede kesilmesi ve aradan yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen bedenine ulaşılamamasıdır. Ablanın anlattıkları doğruysa ortada yalnızca bir cinayet şüphesi değil, daha önce yapılan tehditlere rağmen bir kadının korunamamış olması da var.
Sonuç olarak Mekiye Akyel’in öldürüldüğüne ilişkin kuvvetli şüphe üzerinden üç kişi tutuklu bulunuyor; ancak cinayetin nasıl işlendiği ve bedenin nerede olduğu henüz kesinleşmiş değil. Tandır iddiası soruşturulması gereken çok ağır bir tanık anlatımıdır ama şimdilik kanıtlanmış gerçek değildir. Gerçeği ortaya çıkaracak olan televizyon programındaki ürpertici cümleler değil; HTS kayıtları, tanık ifadeleri, kriminal incelemeler ve mahkeme sürecidir.