#1
sefa kaplan'ın küçük karşılaşmaları katlanılır kılma sözlüğü'ndeki son madde. üzerine bir şey söylemeden sözlükten alıntı yapalım:
...şöyle devam ediyor auster dede sözcükleri aklına getiren, kafanda yazarken sözcüklerin ritmini işitmene yardımcı olan şey yürüyüştür, yazmak gövdede başlar, gövdenin müziğidir ve sözcüklerin anlamı varsa, bazen anlamlı olabilirlerse, sözün müziği anlamların başladığı yerdir. sözcükleri yazmak için çalışma masasına oturuyorsun, ama kafanın içinde hala yürüyorsun, sürekli yürüyorsun ... ilginç bir soru da mevcut komedya'yı yazarken dante'nin kaç çift sandalet eskittiğini merak ediyorum.
devam ediyor kaplan sayıyor yürüyüş kervanının yolcularını adalet ağaoğlu, attila ilhan, yahya kemal, orhan pamuk hatta murakami için koşuyordu diyor. şu soruyu da sormayı ihmal etmiyor:
memleket edebiyatının bu hallere düşmesinin sebebi, şair hikayeci ve romancı taifesinin, başka pek çok şeyin yanında, yürümeyi ihmal etmesi olabilir mi acaba? en fazla taksim'den nev'izade'ye yahut tünel'e yürüyorlar uzunca bir süredir. düşünülmeli ki, ben yıllardır boğaz'ın her iki kıyısında sandalet eskittiğim halde bir kez bile memleketin o mühim edebiyatçılarından birisine rastlamadım. birkaçını kolundan tutup boğaz'a götürmeye kalkıştığımda ise taksiye binmeyi tercih ettiler zaten! anlaşılan o ki, memleket edebiyatı yürümeyi beceremediği için sürekli yerinde sayıyor sevgili samanpazarı sakinleri...
o zaman yürüyelim arkadaşlar.