#1
vücudun sessizce alarm verdiği ama çoğu kişinin başı ağrımadıkça ciddiye almadığı şey.
tehlikesi de burada zaten. yüksek tansiyon her zaman “ben geldim” demez. bazen ne çarpıntı yapar, ne baş ağrısı, ne de belirgin bir belirti. ama içeride damarları, kalbi, böbreği, beyni yavaş yavaş yorar.
en büyük hata, tansiyonu sadece o anki rakam sanmak. mesele bir kere 15/9 çıkması değil; bunun sık tekrarlaması, dinlenince düşmemesi ve yaşam tarzıyla birlikte kalıcı hale gelmesi. stres, tuz, kilo, sigara, hareketsizlik, uykusuzluk derken vücut bir yerden sonra “ben bu basınca dayanamıyorum” demeye başlar.
yüksek tansiyon korkulacak değil, takip edilecek bir şeydir. çünkü ölçersen yakalarsın, düzenlersen kontrol edersin. görmezden gelirsen de sessiz düşman lafı boşuna söylenmemiş olur.