#1
Siroz, karaciğerin uzun süreli hasar sonucunda sertleşmesi ve sağlıklı dokunun yerini yara dokusuna bırakmasıdır. Yani karaciğer artık eski esnek ve çalışan yapısını kaybetmeye başlar. Genelde “son evre karaciğer hastalığı” olarak anılır ama bu her siroz hastasının hemen kötüleşeceği anlamına gelmez.
En sık nedenleri arasında uzun süreli alkol kullanımı, hepatit B, hepatit C, karaciğer yağlanması, bazı otoimmün hastalıklar ve safra yollarıyla ilgili hastalıklar bulunur.
Belirtileri başta çok sinsi olabilir. İlk dönemlerde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı gibi belirsiz şikayetler yapabilir. İlerledikçe sarılık, karında sıvı birikmesi, bacaklarda şişme, kaşıntı, kolay morarma, kanama, bilinç bulanıklığı ve kan kusma gibi ciddi bulgular görülebilir.
Sirozun tedavisi, altta yatan nedene ve karaciğer hasarının derecesine göre değişir. Amaç karaciğerdeki hasarın ilerlemesini yavaşlatmak, komplikasyonları önlemek ve varsa hepatit, alkol, yağlanma gibi asıl nedeni kontrol altına almaktır. İleri evrede karaciğer nakli gündeme gelebilir.
Kısacası siroz, “sadece alkol hastalığı” değildir; karaciğeri uzun süre yoran birçok hastalığın son noktası olabilir. Erken fark edilirse süreç yavaşlatılabilir, bu yüzden sarılık, karında şişlik, açıklanamayan halsizlik veya kanama eğilimi varsa gastroenterolojiye görünmek gerekir.