#1
remzi özdemir’in “referandumsuz anayasa geliyor, akp her şeyi hızlandırdı, vakit yok” çıkışı, türkiye siyasetinde son dönemin en sert iddialarından biri olarak konuşulmaya aday. çünkü burada sıradan bir kulis değil, doğrudan rejim tartışmasına, meclis aritmetiğine, muhalefetin dokunulmazlıklarına ve iktidar içindeki güç kavgasına uzanan büyük bir tablo çiziliyor.
iddianın en dikkat çeken kısmı, akp’nin anayasa değişikliği için ihtiyaç duyduğu vekil sayısına yaklaştığı ve “25 vekil daha bulundu, az kaldı” denmesi. bu doğruysa mesele sadece yeni anayasa tartışması değil, mecliste kimlerin hangi pazarlıklarla saf değiştireceği meselesine dönüşür. türkiye’de siyaset zaten uzun zamandır sandık kadar kulisle de okunuyor; böyle bir iddia da doğal olarak “referandumsuz anayasa mümkün mü, akp bunu nasıl yapacak, muhalefet ne yapacak” sorularını büyütür.
özgür özel ve bazı vekillerin dokunulmazlıklarının düşürülebileceği, hatta tutuklama ihtimalinin konuşulması ise işin en ağır tarafı. çünkü bu tür iddialar doğru çıkarsa siyasetin zemini seçim yarışından çıkıp doğrudan baskı, tasfiye ve korku iklimi tartışmasına girer. muhalefetin lider kadrosuna yönelik böyle bir süreç, türkiye’de tansiyonu sadece mecliste değil sokakta, piyasada ve toplumun genel ruh halinde de yükseltir.
remzi özdemir’in “paranıza sahip çıkın, sıkı sıkı tutun” uyarısı da bu yüzden sadece ekonomik bir cümle gibi durmuyor. sanki yaklaşan siyasi fırtınanın piyasaya, dövize, borsaya, mevduata ve vatandaşın cebine de yansıyabileceği ima ediliyor. türkiye’de insanlar artık siyasi kulisi bile “yarın paramın değeri ne olacak” diye dinliyor; ülkenin en acı tarafı da biraz bu.
bir diğer dikkat çekici bölüm ise bilal erdoğan ve berat albayrak arasında bir güç kapışması olduğu, ama yakın zamanda bilal erdoğan’ın seçimsiz ve referandumsuz biçimde akp genel başkanı olarak görülebileceği iddiası. bu, klasik parti içi değişim iddiasından daha büyük bir şey. çünkü burada mesele sadece akp genel başkanlığı değil, erdoğan sonrası iktidar mimarisinin nasıl kurulacağı sorusu.
özetle remzi özdemir’in referandumsuz anayasa geliyor iddiası, tek başına bir anayasa kulisi değil; akp’nin meclis hesabı, muhalefete dokunulmazlık hamlesi, özgür özel’in siyasi geleceği, bilal erdoğan-berat albayrak gerilimi ve vatandaşın parasına sahip çıkma uyarısıyla birlikte okunması gereken büyük bir siyasi alarm metni gibi duruyor.
doğru çıkar mı bilinmez ama bu iddiaların konuşulması bile türkiye’de herkesin aynı şeyi hissettiğini gösteriyor: ülke yine normal bir siyasi döneme değil, sert bir viraja yaklaşıyor olabilir.