#1
Panik atak, kişinin ortada gerçek bir tehlike yokken aniden yoğun korku, ölüm hissi, kontrolü kaybetme düşüncesi ve güçlü bedensel belirtiler yaşadığı kısa süreli kriz halidir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüs sıkışması, terleme, titreme, baş dönmesi, mide bulantısı, uyuşma ve “şimdi kötü bir şey olacak” hissi sık görülür.
En zor tarafı, panik atağın bedende gerçekten çok güçlü hissedilmesidir. Bu yüzden kişi çoğu zaman “kalp krizi geçiriyorum”, “bayılacağım”, “öleceğim” diye düşünür. Oysa panik atak çoğu zaman birkaç dakika içinde zirveye çıkar ve sonra yavaş yavaş düşer.
Panik atak tek başına bir kez yaşanabilir. Ama tekrar edeceği korkusu başlarsa, kişi dışarı çıkmaktan, yalnız kalmaktan, araba kullanmaktan, kalabalığa girmekten kaçınmaya başlarsa panik bozukluk haline gelebilir.
Atak sırasında yapılabilecek en basit şey şudur: bunun panik atağa benzediğini kendine hatırlatmak, nefesi zorla büyütmeye çalışmadan yavaşlatmak, ayakları yere bastığını hissetmek, çevrede görülen nesnelere odaklanmak ve “bu dalga geçecek” diye beklemektir.
Tedavide psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı terapi, nefes ve beden duyumu çalışmaları, gerekirse psikiyatri kontrolünde ilaçlar kullanılabilir. Panik atak utanılacak ya da “deliriyorum” dedirtecek bir şey değildir; sinir sisteminin yanlış alarm vermesidir.
Göğüs ağrısı ilk kez oluyorsa, bayılma, sol kola/çeneye yayılan ağrı, ciddi nefes darlığı veya kalp hastalığı şüphesi varsa “panik” deyip geçmemek ve acil değerlendirme almak gerekir.