#1
Benim fikirlerim sana temas ettiği yerde son buluyor farkında mısın?Son bulma kısmı bazen bir doğum hikayesi de olabiliyor bazen bir ortaklık bazen de düşmanlık.
Çünkü sen de başka bir fikir üretiyorsun.Fikirler insan gibi de ölmez.Değişir ,gelişir ama ruh gibi yaşar.Geçmişten geleceğe,Dna'larımıza kazınmış kodlar gibi nesilden nesile akar giderler.Aynı düşünmüyoruz diye düşmanın değilim.Aynı düşünüyoruz diye dostun da değilim.Çünkü insan bir düşüncede bir insanla buluşabilir ama sürdürülebilirlik bambaşka bir mevzu.Biraz benzemek ,aynı ruha sahip olmak lazım...
Düşüncelere zincir vurulması soyut olarak imkansız ama somut olarak imkansız değil.Senin gibi düşünmüyorsam ,yanlışını eleştiriyorsam tehdit gibi algılanıyoruz.
Sanki düşüncenin kurşun özelliği var,sanki düşünceler hırsız,sanki düşünceler dolandırıcı,katil,devlet düşmanı,tecavüzcü.
Kimse bu kötülüklerden korkmadı düşüncelerden korktuğu kadar...
Zaten düşünceden korkmayıp onları tehdit olarak algılamak yerine sarılmayı deneseler ,farkındalıkları artacak.Ama alışılmış ve kolay olan tehdit olarak görmek ,yok etmek her zaman en kolayı.
O yüzden düşünceyı dile getirmede özgür değiliz .Sadece düşünüyoruz .Kaldı ki nöronları da etkileyebiliyorlar ,istedikleri düşünceleri kitlelere yerleştirip istediklerini yaptırabiliyorlar artık.
Yani düşüncede bile özgür olmayabiliriz artık.
Her gün bunu niye düşündüm,bu düşünce bana mı ait yoksa nöron sistemime mi girildi sorusunu soruyor bazı insanlar kendine.
O yüzden artık hiç de özgür değiliz...