#1
mavi marmara olayı (mavi marmara saldırısı), 31 mayıs 2010’da israilli komandoların uluslararası sularda bulunan yardım gemisi mavi marmara’ya düzenlediği silahlı baskın ve sonrasında yaşananlardır.
arka plan
2007’den beri israilli ablukası altında bulunan gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla çeşitli ülkelerden aktivistlerin oluşturduğu “gazze özgürlük filosu” düzenlendi. filoda farklı ülkelerden 6 gemi yer alıyordu. en büyük ve en kalabalık gemi ise türkiye’den ihh öncülüğünde yola çıkan mavi marmara idi. gemide yaklaşık 600 aktivist ve insani yardım malzemesi bulunuyordu.
30 mayıs 2010
filo uluslararası sularda seyir halindeyken israilli donanma gemileri filoyu takip etmeye başladı. akşam saatlerinde israilli yetkililer mavi marmara’ya radyo üzerinden “rota değiştirmeniz gerekiyor, gazze’ye yaklaşmayın” mesajları göndermeye başladı. kaptan bu talepleri reddetti.
31 mayıs 2010 - saldırı gecesi
sabah saat 04.30 civarında israilli hücumbotlar ve helikopterlerle mavi marmara’ya yaklaştı. komandolar gemiye çıkmaya çalışırken aynı anda gemiye ateş açıldı. gemideki aktivistler (silahsız oldukları halde) demir çubuk, sandalye, zincir gibi malzemelerle direniş gösterdi.
saldırı sırasında israilli askerler gemiye indi ve yakın mesafeden ateş açtı. olayda 9 aktivist olay yerinde hayatını kaybetti (bir kişi daha yaralanarak hastanede öldü, toplam 10 ölü). ölenlerin 9’u türk vatandaşıydı. onlarca kişi yaralandı, bazıları ağır yaralıydı.
israilli askerler gemiyi ele geçirdikten sonra diğer gemilere de müdahale etti. tüm gemiler israilli limanlarına çekildi. aktivistler gözaltına alındı, bir kısmı dövüldü ve mallarına el konuldu.
31 mayıs - 1 haziran 2010
türk vatandaşları ve diğer aktivistler sorgulandıktan sonra sınır dışı edildi. cesetler ve yaralılar türkiye’ye getirildi.
sonrası ve diplomatik kriz
olay türkiye-israil ilişkilerini tarihin en düşük seviyesine indirdi. türkiye israilli büyükelçiyi sınır dışı etti, askeri anlaşmaları askıya aldı ve “bir daha asla eskisi gibi olmayacak” açıklaması yaptı. başbakan recep tayyip erdoğan olayı sert şekilde kınadı.
uluslararası kamuoyunda büyük tepki oluştu. birleşmiş milletler soruşturma başlattı (palmer raporu). rapor israilli müdahalenin aşırı güç kullanıldığını kabul etmekle birlikte ablukayı da meşru gördü. türkiye raporu kabul etmedi.
uzun vadeli etkileri
olay türkiye’nin filistin meselesindeki duruşunu sertleştirdi. ihh ve mavi marmara aktivistleri tarafından hukuki süreçler başlatıldı. bazı ülkelerde israilli yetkililer hakkında dava açıldı. türkiye 2016’da normalleşme anlaşması imzalasa da olay uzun yıllar ikili ilişkileri etkiledi.
olay, “uluslararası sularda silahsız aktivistlere yapılan saldırı” olarak uluslararası hukukta tartışılmaya devam etti.