#1
bilimsel adı chelidonium majus olan, papaveraceae yani gelincikgiller familyasına ait çok yıllık bir bitki. ingilizcede “greater celandine” adıyla biliniyor. kew gardens’ın plants of the world online veritabanına göre avrupa’dan batı sibirya’ya, akdeniz çevresinden iran’a kadar uzanan geniş bir doğal yayılış alanı bulunuyor.
sarı çiçekleri ve gövdesi ya da yaprağı kırıldığında çıkan sarı-turuncu renkli özsuyuyla kolayca tanınabiliyor. kırlangıç otu yüzyıllardır geleneksel tıpta özellikle sindirim sistemi, hazımsızlık ve safra kesesi şikayetleri için kullanılmış bir bitki. özsuyunun siğillere sürülmesi de halk arasında bilinen eski kullanım şekillerinden biri. ancak geleneksel kullanım ile bilimsel olarak kanıtlanmış tedavi aynı şey değil. abd ulusal sağlık enstitüleri bünyesindeki livertox veritabanı, bu kullanım alanlarındaki faydayı doğrulayacak yeterli insan çalışması bulunmadığını belirtiyor.
bitkinin içinde chelidonine, sanguinarine, berberine ve benzeri çok sayıda alkaloid bulunuyor. bu kimyasal yapı kırlangıç otunun bilimsel araştırmalara konu olmasının temel nedenlerinden biri. laboratuvar ortamında farklı biyolojik etkiler araştırılmış olsa da bunlardan doğrudan “insanlarda hastalık tedavi eder” sonucu çıkarmak mümkün değil.
kırlangıç otu konusunda asıl dikkat çeken nokta güvenlik tarafı. nih livertox, ağızdan alınan chelidonium majus ürünleriyle bağlantılı klinik olarak belirgin akut karaciğer hasarı vakalarının yayımlandığını bildiriyor. bildirilen vakalarda karaciğer hasarı çoğunlukla hepatoselüler tipte görülmüş ve bazı hastalarda sarılık ile karaciğer enzimlerinde ciddi yükselmeler ortaya çıkmış. livertox bitkiyi klinik olarak belirgin karaciğer hasarının nadir fakat olası bir nedeni olarak değerlendiriyor.
avrupa ilaç ajansı ema da chelidonium majus üzerine özel bir güvenlik değerlendirmesi yaptı. kurumun değerlendirmesinde özellikle ağızdan kullanılan ürünlerde bildirilen karaciğer reaksiyonları nedeniyle fayda-risk dengesinin olumsuz olduğu sonucuna varıldı. bu nedenle bitkinin çay, damla veya başka bir preparat şeklinde ağızdan gelişigüzel kullanılması masum bir bitki çayı tüketmek gibi görülmemeli.
internette kırlangıç otunun siğilleri yok ettiği, karaciğeri temizlediği ve hatta kanser tedavisinde kullanılabileceği yönünde çok sayıda iddia bulunuyor. bugünkü bilimsel veriler bu iddiaların tamamını desteklemiyor. özellikle kanser konusunda laboratuvar çalışmaları ile insanlarda kanıtlanmış tedavi arasında büyük fark var. mevcut veriler kırlangıç otunu kanser tedavisi olarak kabul etmek için yeterli değil.
özetle kırlangıç otu sıradan bir yabani ot değil. farmakolojik açıdan ilginç maddeler taşıyan, yüzyıllardır kullanılan fakat ağızdan tüketildiğinde karaciğer açısından ciddi risk oluşturabildiği de belgelenmiş bir bitki. “doğal olan zararsızdır” düşüncesinin neden her zaman doğru olmadığını gösteren en iyi örneklerden biri.