#1
Judith Eva Barsi, 6 Haziran 1978'de Los Angeles'ta doğan Amerikalı çocuk oyuncu ve seslendirme sanatçısıdır. Macaristan'dan ABD'ye göç eden József Barsi ile Maria Benkő'nün tek çocuğuydu. Çok kısa süren yaşamına rağmen 1980'lerin tanınan çocuk oyuncularından biri haline geldi.
Judith, yaklaşık beş yaşındayken Kaliforniya'daki bir buz pateni pistinde fark edildi. Yaşından küçük görünmesi nedeniyle önce üç yaşında sanıldı. Annesi Maria, kızının oyunculuk kariyeriyle yakından ilgilendi ve onu seçmelere hazırladı. Judith'in ilk önemli ekran işi, 1984 tarihli televizyon yapımı Fatal Vision oldu. Ardından çok sayıda reklamda, televizyon dizisinde ve filmde rol aldı. Kaynaklara göre kariyeri boyunca 70'ten fazla reklam ve televizyon yapımında yer aldı.
Cheers, Cagney & Lacey, Punky Brewster, Remington Steele ve Growing Pains gibi dönemin popüler televizyon dizilerinde küçük roller üstlendi. 1987 yapımı Jaws: The Revenge filminde Thea Brody karakterini canlandırdı. Ancak onu ölümünden sonra da tanınır kılan çalışmalar, animasyon filmlerindeki seslendirmeleri oldu. The Land Before Time filminde sevimli dinozor Ducky'yi, All Dogs Go to Heaven filminde ise Anne-Marie karakterini seslendirdi.
Judith'in dışarıdan başarılı görünen kariyerinin arkasında ağır bir aile içi şiddet ortamı bulunuyordu. Babası József Barsi'nin alkol sorunu yaşadığı, eşini ve kızını tehdit ettiği, evde son derece kontrolcü ve saldırgan davrandığı yakınları tarafından yıllar sonra anlatıldı. Judith'in Jaws: The Revenge çekimleri için Bahamalar'a gitmesinden önce babasının onu ölümle tehdit ettiği de aile üyelerinin ifadelerine yansıdı.
Babasının davranışları Judith'in ruhsal sağlığını giderek bozdu. Çevresindekiler onun saçlarını ve kirpiklerini yolmaya başladığını, kilo aldığını ve çekimler sırasında yoğun kaygı yaşadığını fark etti. Menajeri tarafından çocuk psikoloğuna götürüldü ve ciddi duygusal istismar belirtileri tespit edildi. Yetkililere bildirim yapılmasına rağmen aile bütünüyle güvenli bir yere taşınamadı. Annesi Maria ayrı bir ev kiraladı ancak eşinden tamamen ayrılmak konusunda tereddüt etti. Aileye yönelik tehditler devam etti.
25 Temmuz 1988 gecesi József Barsi, on yaşındaki Judith'i odasında uyurken tabancayla öldürdü. Ardından eşi Maria'yı da öldürdü. Cesetleri birkaç gün evde bıraktıktan sonra 27 Temmuz'da evin bazı bölümlerini ateşe verdi ve kendisini vurarak yaşamına son verdi. Judith ve annesinin kimlikleri Los Angeles County adli makamları tarafından ertesi gün açıklandı.
Judith öldürüldüğünde The Land Before Time henüz vizyona girmemişti. Film Kasım 1988'de, All Dogs Go to Heaven ise Kasım 1989'da ölümünden sonra gösterime girdi. Bu nedenle Ducky ve Anne-Marie karakterleri, onun tamamladığı son çalışmalar olarak kaldı. Özellikle Ducky'nin söylediği “Yep, yep, yep” sözü, filmin en çok hatırlanan repliklerinden biri oldu.
Judith'in ölümü yalnızca bir çocuk yıldız trajedisi olarak değil, aile içi şiddetin ve kurumların zamanında müdahale edememesinin ağır bir örneği olarak hatırlanmaktadır. Çevresindeki yetişkinler tehditleri biliyor, psikolojik çöküş belirtilerini görüyor ve çeşitli kurumlar aile hakkında bilgi sahibi oluyordu. Buna rağmen Judith ve annesi korunamadı. Olayın en rahatsız edici tarafı, tehlikenin gizli olmaması; birçok işarete rağmen sonucun engellenememiş olmasıdır.
Judith Barsi, başarılı olabilecek uzun bir kariyerin başlangıcındayken, onu koruması gereken babası tarafından öldürüldü. Bugün adı en çok The Land Before Time ve All Dogs Go to Heaven ile anılsa da hikayesi, çocuk oyuncuların çalışma koşulları, aile içi şiddet, psikolojik istismar ve çocuk koruma sistemlerinin sorumluluğu hakkında süren tartışmaların sembollerinden biri haline gelmiştir.