#1
insanların aşka inanmayı bırakmasından çok, hayatı kurmaya gücünün kalmaması.
eskiden evlilik iki kişinin yuva kurmasıydı; şimdi kira, eşya, düğün, altın, kredi, iş güvencesi, aile baskısı ve gelecek kaygısı arasında finansal proje gibi duruyor. romantizm hâlâ var ama maliyet hesabının altında eziliyor.
bir de kimse artık “evlenince düzelir” masalına eskisi kadar inanmıyor. insanlar mutsuz bir evliliğin yalnızlıktan daha ağır olabileceğini gördü. özellikle kadınlar için evlilik artık mecburi bir güvence değil; erkekler için de ekonomik yük ve sorumluluk korkusu daha görünür.
yani mesele sadece “gençler evlenmiyor” değil. gençler, eskilerin kolay sandığı hayatı artık kolay bulmuyor. oranlarının azalması
insanların aşka inanmayı bırakmasından çok, hayatı kurmaya gücünün kalmaması.
eskiden evlilik iki kişinin yuva kurmasıydı; şimdi kira, eşya, düğün, altın, kredi, iş güvencesi, aile baskısı ve gelecek kaygısı arasında finansal proje gibi duruyor. romantizm hâlâ var ama maliyet hesabının altında eziliyor.
bir de kimse artık “evlenince düzelir” masalına eskisi kadar inanmıyor. insanlar mutsuz bir evliliğin yalnızlıktan daha ağır olabileceğini gördü. özellikle kadınlar için evlilik artık mecburi bir güvence değil; erkekler için de ekonomik yük ve sorumluluk korkusu daha görünür.
yani mesele sadece “gençler evlenmiyor” değil. gençler, eskilerin kolay sandığı hayatı artık kolay bulmuyor.