#1
evlilikle sahiplenmeyi birbirine karıştırmış kadındır. insan evlenince karşı tarafın ailesi, geçmişi, kardeşi, çocukluğu silinmiyor. kardeş çoğu insan için sadece akraba değil; aynı evin kavgası, aynı sofranın ekmeği, aynı çocukluğun şahididir.
burada mesele “eşini korumak” falan değil, kontrol etme isteği. eğer ortada gerçekten ağır bir saygısızlık, zarar verme, aile içi ciddi bir problem yoksa bir insanı kardeşinden koparmaya çalışmak sevgi değil baskıdır.
en kötüsü de bunu “ben seni çok seviyorum, kıskanıyorum” diye paketlemektir. kardeş kıskanılmaz. insanın ailesiyle arasına duvar örüp sonra da o evliliğin huzurlu olmasını beklemek biraz garip. bugün kardeşiyle konuşturmaz, yarın arkadaşıyla görüştürmez, sonra annesiyle babasıyla araya girer. bir yerden sonra evlilik değil, küçük çaplı esaret başlar.