#1
deprem, yer kabuğunda biriken enerjinin fay hatları boyunca ani şekilde boşalmasıyla oluşan sarsıntıdır. Bu enerji boşalması sırasında yer altındaki kaya blokları kırılır, yer değiştirir ve ortaya çıkan titreşimler sismik dalgalar halinde yeryüzüne yayılır. (bkz: Fay hattı)
depremin oluştuğu yerin yer altındaki başlangıç noktasına odak noktası, bu noktanın yeryüzündeki karşılığına merkez üssü denir. Depremler çoğunlukla tektonik hareketlerden kaynaklanır; ancak volkanik faaliyetler, çökme olayları veya insan kaynaklı bazı faaliyetler de deprem benzeri sarsıntılar oluşturabilir.
deprem büyüklüğü ve deprem şiddeti aynı şey değildir. Büyüklük, depremin kaynağında açığa çıkan enerjiyi ifade eder ve her deprem için tek bir değerdir. Şiddet ise depremin insanlar, yapılar ve çevre üzerindeki etkisini anlatır; zemine, binanın dayanıklılığına ve merkeze uzaklığa göre yerden yere değişebilir.
depremler sismometre adı verilen cihazlarla kaydedilir. Günümüzde büyük depremler için en yaygın kullanılan ölçüm sistemlerinden biri moment magnitüd ölçeğidir. Halk arasında hâlâ “richter” denilse de modern deprem biliminde büyük depremleri değerlendirmek için farklı ve daha gelişmiş büyüklük ölçekleri kullanılır.
türkiye, kuzey anadolu fay hattı, doğu anadolu fay hattı ve batı anadolu graben sistemi gibi aktif tektonik bölgeler üzerinde yer aldığı için deprem riski yüksek ülkelerden biridir. Bu nedenle deprem, türkiye için yalnızca jeolojik bir olay değil; şehir planlaması, yapı güvenliği, afet yönetimi ve toplumsal bilinç meselesidir.
kısacası deprem öldürmez sözü tek başına eksik kalır; asıl tehlike çoğu zaman dayanıksız yapı, yanlış zemin kullanımı, plansız kentleşme ve hazırlıksızlıktır. Deprem doğal bir olaydır, afete dönüşüp dönüşmemesi ise büyük ölçüde insanın aldığı önlemlerle ilgilidir.