#1
davutlu köyü olayı (karadedeler olayı), 1989 yılında kırklareli’nin lüleburgaz ilçesine bağlı davutlu köyünde geçtiği iddia edilen ve türkiye’de en çok bilinen kentsel efsanelerden biridir. olay, 2011 yılında “karadedeler olayı” adıyla sinemaya da uyarlanmıştır.
ocak 1989’da köyde yaşayanlar, hava karardıktan sonra “kara cübbeli” veya “karadedeler” olarak adlandırdıkları esrarengiz varlıkları görmeye başladıklarını iddia eder. köylüler bu varlıkların cin veya insan dışı varlıklar olduğunu söyler ve geceleri evlerinden çıkmaz hale gelir. olay kısa sürede çevre köylere ve gazetelere yansır.
haberleri duyan istanbul’da yaşayan genç bir gazeteci (genellikle h.b. harfleriyle anılır), olayın aslını araştırmak için köye gider. gazeteci köyde yaklaşık 11 gün kalır, köylülerle röportaj yapar ve kamerasıyla kayıt alır. kaldığı süre boyunca kendisi herhangi bir olağandışı durumla karşılaşmaz.
köyden ayrılmadan önce köylülerin ısrarı üzerine kamerasını köydeki 14 yaşındaki bir çocuğa bırakır ve “eğer olağandışı bir şey olursa kaydet” der. gazeteci istanbul’a döner.
gazetecinin ayrılmasından kısa süre sonra (şubat 1989 başı), köydeki üç ayrı evde toplam 7 kişi parçalanmış halde ölü bulunur. ölenler arasında kamerayı bıraktığı 14 yaşındaki çocuk da vardır. bir evin duvarına kanla arap alfabesiyle “h.b.” isminin yazıldığı iddia edilir.
gazeteci istanbul’daki evinden sivil giyimli jandarmalar tarafından gece vakti alınır ve lüleburgaz jandarma komutanlığına götürülür. dönemin jandarma komutanı kıdemli yüzbaşı a.s. tarafından sorguya çekilir. kamerası ve kasetleri elinden alınır.
3 şubat 1989’da davutlu köyü yakınlarındaki ormanda gazetecinin giysileri ve not defteri bulunur. gazeteciden bir daha haber alınamaz. bazı anlatımlara göre sorguyu yapan jandarma komutanı da yıllar sonra akıl sağlığını kaybederek intihar eder.
olayın ardından köy halkının önemli bir kısmı evlerini terk eder. davutlu köyü kısmen boşalır ve terk edilmiş bir köye dönüşür. olay resmi makamlar tarafından “akıl hastası bir kişinin cinayeti” şeklinde açıklandığı söylenir ancak cinayetlerin tam olarak çözüldüğü yönünde kamuoyuna net bir bilgi verilmez.
olay, yıllar içinde sözlü anlatımlarla büyüyerek paranormal bir efsaneye dönüşmüştür. birçok kişi köyün hâlâ “cinli” veya “lanetli” olduğunu iddia eder. resmi kaynaklarda gazetecinin kaybolması ve toplu cinayetlerle ilgili doğrulanmış bir kayıt bulunmamaktadır; olay büyük ölçüde kentsel efsane olarak kabul edilir.