#1
beyaz show ayşe öğretmen olayı, 8 ocak 2016 gecesi ayşe çelik’in kanal d’de canlı yayımlanan beyaz show programına telefonla bağlanarak doğu ve güneydoğu’daki çatışmalara dikkat çekmesiyle başlayan siyasi ve hukuki süreçtir.
silvan’da sözleşmeli öğretmenlik yapan ayşe çelik, yayında insanların ve çocukların ölmemesini, annelerin ağlamamasını istedi; medyanın bölgede yaşananları farklı aktardığını söyleyerek toplumu sessiz kalmamaya çağırdı. beyazıt öztürk konuşmanın ardından çelik’e teşekkür etti ve stüdyodaki seyirciler sözleri alkışladı. Tepkiler büyüyünce kanal d yaşananları “provokasyon” olarak nitelendirdi, beyazıt öztürk ise istemeden kırdığı kişilerden özür diledi. Ardından ayşe çelik, beyazıt öztürk ve program sorumluları hakkında soruşturma başlatıldı.
ayşe çelik, “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandı ve 2017’de 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 20 nisan 2018’de altı aylık bebeğiyle birlikte cezaevine girdi. Süreç, “çocuklar ölmesin” diyen bir öğretmenin bebeğiyle cezaevine konulması görüntüsü üzerinden Türkiye’nin ifade özgürlüğü tartışmalarından birine dönüştü.
anayasa mahkemesi 2019’da ayşe çelik’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti ve yeniden yargılama kararı verdi. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi de 26 haziran 2019’da çelik’in beraatine karar verdi. Böylece yıllar süren soruşturma, hapis ve kamuoyu tartışması sonunda sözlerin suç oluşturmadığı hukuken kabul edilmiş oldu.
beyaz show ayşe öğretmen olayı, bir canlı yayın telefonunun nasıl birkaç dakika içinde medya krizine, siyasi kutuplaşmaya ve hapis cezasına dönüşebildiğinin en sert örneklerinden biridir. Olayın özeti nettir: “çocuklar ölmesin” sözü alkışlandı, ardından özür dilendi, sonra yargılandı; yıllar sonra da ifade özgürlüğü kapsamında olduğu kabul edildi.